Hidayet Uygulamayı aç
Ana sayfaKur'an-ı KerimAbese Suresi

Abese Suresi

42 ayet · Mekke döneminde indi · adının anlamı "Yüzünü Ekşitti"

Ali Bulaç Diyanet İşleri Meali Elmalılı Hamdi Yazır Süleyman Ateş Yaşar Nuri Öztürk
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
`abese vetevellâ.
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
2
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ
en câehü-l'a`mâ.
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
3
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.
Ne bilirsin, belki de o arınacak; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
4
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ
ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
5
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
emmâ meni-stagnâ.
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
6
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
feente lehû teṣaddâ.
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
7
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.
Arınmak istememesinden sana ne? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
8
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ
veemmâ men câeke yes`â.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
9
وَهُوَ يَخْشَىٰ
vehüve yaḫşâ.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
10
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ
feente `anhü telehhâ.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
11
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ
kellâ innehâ teẕkirah.
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
12
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Dileyen onu öğüt kabul eder. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
13
فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ
fî ṣuḥufim mükerrameh.
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
14
مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ
merfû`atim müṭahherah.
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
15
بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ
bieydî seferah.
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
16
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ
kirâmim berarah.
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
17
قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
ḳutile-l'insânü mâ ekferah.
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
18
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ
min eyyi şey'in ḫaleḳah.
Allah onu hangi şeyden yaratmış? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
19
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
20
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
ŝümme-ssebîle yesserah.
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
ŝümme emâtehû feaḳberah.
Sonra onu öldürür ve kabre koyar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
ŝümme iẕâ şâe enşerah.
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
24
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.
İnsan, yiyeceğine bir baksın; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
25
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا
ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
26
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا
ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
27
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا
feembetnâ fîhâ ḥabbâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
28
وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا
ve`inebev veḳaḍbâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
29
وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا
vezeytûnev venaḫlâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
30
وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا
veḥadâiḳa gulbâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
31
وَفَٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا
vefâkihetev veebbâ.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
32
مَّتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
metâ`al leküm velien`âmiküm.
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
feiẕâ câeti-ṣṣâḫḫah.
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
34
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
yevme yefirru-lmerü min eḫîh.
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
veümmihî veebîh.
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
36
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
veṣâḥibetihî vebenîh.
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
37
لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ
likülli-mriim minhüm yevmeiẕin şe'nüy yugnîh.
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
38
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ
vucûhüy yevmeiẕim müsfirah.
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
39
ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ
ḍâḥiketüm müstebşirah.
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
40
وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ
vevucûhüy yevmeiẕin `aleyhâ gaberah.
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
41
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ
terheḳuhâ ḳaterah.
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
42
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ
ülâike hümü-lkeferatü-lfecerah.
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
← Nâziât
Tüm sureler Tekvîr →

Hidayet uygulaması — namaz vakti bildirimi, sesli Kur'an dinleme, kıble pusulası, tesbihmatik ve yapay zekâ destekli soru-cevap. Kurulum gerektirmez, tarayıcıdan açılır.

Ücretsiz kullan