Hidayet Uygulamayı aç
Ana sayfaKur'an-ı KerimMüddessir Suresi

Müddessir Suresi

56 ayet · Mekke döneminde indi · adının anlamı "Bürünüp Sarınan"

Ali Bulaç Diyanet İşleri Meali Elmalılı Hamdi Yazır Süleyman Ateş Yaşar Nuri Öztürk
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.
Ey örtüye bürünen! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
2
قُمْ فَأَنذِرْ
ḳum feenẕir.
Kalk da uyar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
verabbeke fekebbir.
Rabbini yücelt. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
veŝiyâbeke feṭahhir.
Giydiklerini temiz tut. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
5
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
verrucze fehcür.
Kötü şeyleri terke devam et. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
6
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
velâ temnün testekŝir.
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
7
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
velirabbike faṣbir.
Rabbin için sabret. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
8
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
9
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ
feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
10
عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ
`ale-lkâfirîne gayru yesîr.
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
11
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا
ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
12
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا
vece`altü lehû mâlem memdûdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
13
وَبَنِينَ شُهُودًۭا
vebenîne şühûdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا
vemehhettü lehû temhîdâ.
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
15
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
ŝümme yaṭme`u en ezîd.
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
16
كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِءَايَٰتِنَا عَنِيدًۭا
kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.
Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
17
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
innehû fekkera veḳaddera.
Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
19
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
feḳutile keyfe ḳaddera.
Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
20
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.
Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
21
ثُمَّ نَظَرَ
ŝümme neżara.
Sonra baktı; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
ŝümme `abese vebesera.
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
23
ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
ŝümme edbera vestekbera.
Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
24
فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ
feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.
"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
25
إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.
"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
26
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
seuṣlîhi seḳara.
İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
27
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
vemâ edrâke mâ seḳar.
Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
28
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
lâ tübḳî velâ teẕer.
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
29
لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ
levvâḥatül lilbeşer.
İnsanın derisini kavurur; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
`aleyhâ tis`ate `aşer.
Orada ondokuz bekçi vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
31
وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
32
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
kellâ velḳamer.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
33
وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
velleyli iẕ edbera.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
34
وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
veṣṣubḥi iẕâ esfera.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
35
إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
innehâ leiḥde-lküber.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
36
نَذِيرًۭا لِّلْبَشَرِ
neẕîral lilbeşer.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
37
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
38
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.
Herkes kazancına bağlı bir rehindir; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
39
إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ
illâ aṣḥâbe-lyemîn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
40
فِى جَنَّٰتٍۢ يَتَسَآءَلُونَ
fî cennâtin. yetesâelûn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
41
عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
`ani-lmücrimîn.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
42
مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
mâ selekeküm fî seḳara.
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
43
قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.
Onlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.
"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.
"Batıla dalanlarla biz de dalardık." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.
"Ceza gününü yalanlardık." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
ḥattâ etâne-lyeḳîn.
"Ölüm bize o haldeyken geldi." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
48
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
49
فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.
Öyleyken, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
50
كَأَنَّهُمْ حُمُرٌۭ مُّسْتَنفِرَةٌۭ
keennehüm ḥumürum müstenfirah.
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
51
فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
ferrat min ḳasverah.
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
52
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًۭا مُّنَشَّرَةًۭ
bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
53
كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْءَاخِرَةَ
kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.
Hayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
54
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌۭ
kellâ innehû teẕkirah.
Hayır; şüphesiz bu Kuran bir öğüttür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
55
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Dileyen kimse öğüt alır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
56
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.
Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
← Müzzemmil
Tüm sureler Kıyâme →

Hidayet uygulaması — namaz vakti bildirimi, sesli Kur'an dinleme, kıble pusulası, tesbihmatik ve yapay zekâ destekli soru-cevap. Kurulum gerektirmez, tarayıcıdan açılır.

Ücretsiz kullan