Hidayet Uygulamayı aç
Ana sayfaKur'an-ı KerimNecm Suresi

Necm Suresi

62 ayet · Mekke döneminde indi · adının anlamı "Yıldız"

Ali Bulaç Diyanet İşleri Meali Elmalılı Hamdi Yazır Süleyman Ateş Yaşar Nuri Öztürk
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
vennecmi iẕâ hevâ.
Batmakta olan yıldıza and olsun ki, Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
2
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
mâ ḍalle ṣâḥibüküm vemâ gavâ.
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
3
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
vemâ yenṭiḳu `ani-lhevâ.
O, kendiliğinden konuşmamaktadır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
4
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌۭ يُوحَىٰ
in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.
Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
5
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
`allemehû şedîdü-lḳuvâ.
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
6
ذُو مِرَّةٍۢ فَٱسْتَوَىٰ
ẕû mirrah. festevâ.
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
7
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
vehüve bil'üfüḳi-l'a`lâ.
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
8
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
ŝümme denâ fetedellâ.
Sonra yaklaşmış ve inmiştir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
9
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
fekâne ḳâbe ḳavseyni ev ednâ.
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
10
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
feevḥâ ilâ `abdihî mâ evḥâ.
Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
11
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.
Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
12
أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
efetümârûnehû `alâ mâ yerâ.
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
13
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
veleḳad raâhü nezleten uḫrâ.
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
14
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
`inde sidrati-lmüntehâ.
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
15
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
`indehâ cennetü-lme'vâ.
Orada Me'va cenneti vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
16
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.
Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
17
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
18
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.
And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
19
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
eferaeytümü-llâte vel`uzzâ.
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
20
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
vemenâte-ŝŝâliŝete-l'uḫrâ.
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
21
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ
elekümü-ẕẕekeru velehü-l'ünŝâ.
Demek erkekler sizin, dişiler Allah'ın mı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
22
تِلْكَ إِذًۭا قِسْمَةٌۭ ضِيزَىٰٓ
tilke iẕen ḳismetün ḍîzâ.
Öyleyse bu haksız bir paylaşma; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
23
إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌۭ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ
in hiye illâ esmâün semmeytümûhâ entüm veâbâüküm mâ enzele-llâhü bihâ min sülṭân. iy yettebi`ûne ille-żżanne vemâ tehve-l'enfüs. veleḳad câehüm mir rabbihimü-lhüdâ.
Bunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
24
أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
em lil'insâni mâ temennâ.
Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
25
فَلِلَّهِ ٱلْءَاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ
felillâhi-l'âḫiratü vel'ûlâ.
Hayatın ilki de sonu da Allah'ındır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
26
۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍۢ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ
vekem mim melekin fi-ssemâvâti lâ tugnî şefâ`atühüm şey'en illâ mim ba`di ey ye'ẕene-llâhü limey yeşâü veyerḍâ.
Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
27
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
inne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati leyüsemmûne-lmelâikete tesmiyete-l'ünŝâ.
Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
28
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًۭٔا
vemâ lehüm bihî min `ilm. iy yettebi`ûne ille-żżanne. veinne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â.
Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
29
فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
fea`riḍ `am men tevellâ `an ẕikrinâ velem yürid ille-lḥayâte-ddünyâ.
Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
30
ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ
ẕâlike mebleguhüm mine-l`ilm. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bimeni-htedâ.
Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
31
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى
velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi liyecziye-lleẕîne esâü bimâ `amilû veyecziye-lleẕîne aḥsenû bilḥusnâ.
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
32
ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌۭ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
elleẕîne yectenibûne kebâira-l'iŝmi velfevâḥişe ille-llemem. inne rabbeke vâsi`u-lmagfirah. hüve a`lemü biküm iẕ enşeeküm mine-l'arḍi veiẕ entüm ecinnetün fî büṭûni ümmehâtiküm. felâ tüzekkû enfüseküm. hüve a`lemü bimeni-tteḳâ.
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
33
أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
eferaeyte-lleẕî tevellâ.
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?" Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
34
وَأَعْطَىٰ قَلِيلًۭا وَأَكْدَىٰٓ
vea`ṭâ ḳalîlev veekdâ.
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?" Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
35
أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ
e`indehû `ilmü-lgaybi fehüve yerâ.
Görülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
36
أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
em lem yünebbe' bimâ fî ṣuḥufi mûsâ.
Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
37
وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ
veibrâhime-lleẕî veffâ.
Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
38
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ
ellâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ.
Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
39
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
veel leyse lil'insâni illâ mâ se`â.
İnsan ancak çalıştığına erişir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
40
وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
veenne sa`yehû sevfe yürâ.
Onun çalışması şüphesiz görülecektir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
41
ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
ŝümme yüczâhü-lcezâe-l'evfâ.
Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
42
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
veenne ilâ rabbike-lmüntehâ.
Doğrusu son varış Rabbinedir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
43
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
veennehû hüve aḍḥake veebkâ.
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
44
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
veennehû hüve emâte veaḥyâ.
Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
45
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
veennehû ḫaleḳa-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
46
مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
min nuṭfetin iẕâ tümnâ.
Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
47
وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
veenne `aleyhi-nneş'ete-l'uḫrâ.
Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
48
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
veennehû hüve agnâ veaḳnâ.
Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
49
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
veennehû hüve rabbü-şşi`râ.
Doğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
50
وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
veennehû ehleke `âden-l'ûlâ.
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
51
وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
veŝemûde femâ ebḳâ.
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
52
وَقَوْمَ نُوحٍۢ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû hüm ażleme veaṭgâ.
Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
53
وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
velmü'tefikete ehvâ.
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
54
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
fegaşşâhâ mâ gaşşâ.
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
55
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
febieyyi âlâi rabbike tetemârâ.
Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
56
هَٰذَا نَذِيرٌۭ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
hâẕâ neẕîrum mine-nnüẕüri-l'ûlâ.
İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
57
أَزِفَتِ ٱلْءَازِفَةُ
ezifeti-l'âzifeh.
Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
58
لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
leyse lehâ min dûni-llâhi kâşifeh.
Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
59
أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
efemin hâẕe-lḥadîŝi ta`cebûn.
Bu söze mi şaşıyorsunuz? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
60
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
vetaḍḥakûne velâ tebkûn.
Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
61
وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ
veentüm sâmidûn.
Habersiz oyalanmaktasınız. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
62
فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩
fescüdû lillâhi va`büdû.
Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
← Tûr
Tüm sureler Kamer →

Hidayet uygulaması — namaz vakti bildirimi, sesli Kur'an dinleme, kıble pusulası, tesbihmatik ve yapay zekâ destekli soru-cevap. Kurulum gerektirmez, tarayıcıdan açılır.

Ücretsiz kullan